Step Bakı

Sanatın herkesin erişimine açık olması iyi bir dilek. Ancak “herkes” kelimesinin hangi grubu dışarıda bıraktığına dikkat etmeli. Geçtiğimiz yıl, “Sanatı herkese açık bir mecra içinde sunmayı hedefliyoruz.” diyerek yola çıkan Step Bakı, bu yıl da bu hedefine ulaşamadı. Öyleyse, erişilebilir sanat üzerine kurulu bir dil kullanması sakıncalı değil mi? Yoksa, Step Bakı’u eleştirenler bir şeyleri yanlış mı anlıyor?

step istanbul

Step Bakı, “fiyat aralığı 500 ₼’den başlayarak 20.000 ₼’yi aşmayacak şekilde” seçilen eserlerden oluşan bir fuar ve erişilebilir sanatı izleyiciyle buluşturmayı hedefliyor. Peki erişilebilir sanattan ne anlıyoruz? Siyasi ya da ekonomik olarak dışarıda bırakılan ırkların, cinsiyetlerin ve yönelimlerin, grupların ya da sınıfların erişiminin önünü açmak olarak düşünebiliriz. Ya da sanat üretimine sanat izleyicisinin erişimi olarak algılayabiliriz. Fakat, Step Bakı’da erişilebilir sanat bunlardan farklı bir anlamda ele alınıyor: statü atlamaya kendini hazır hisseden genç kitleye bu pazardaki adabı öğreterek ve sosyalleşme ortamı sağlayarak sanat alıcısı kitleyi genişletmek… İçinden geçtiğimiz süreçte sanat piyasasını hareketlendirmek ve sanatçıların üretimlerini devam ettirebilmek için bu fuar şüphesiz faydalı olBakıtur. Ancak “erişilebilirlik” gibi ağırlığı olması gereken kelimelerin ya da “herkes için sanat” gibi siyasi bir amacı olan sloganların, üstelik de taze soylulaştırılmış bir mahallede, kullanılıyor olması da şüphesiz çelişki yaratıyor.

Öncelikle, müşteri kitlesi ve sanat izleyicisi farklı gruplardır. Eserlerin fiyat aralığına tanıtımda yer vererek müşteri kitlesi belirlenebilir. Hatta, fiyat aralığının belirtilmesi çekingen bir kitleyi fuara çekebilir bile. Ancak bu reklam faaliyeti, erişilebilir sanat yaratmaz. Erişilebilir sanat, sanat üretiminin siyasetine dair bir terimdir. Sanatçı ile izleyici arasındaki ilişkinin doğrudanlaşması ya da sanatçı ile sanat üretimi arasına giren engellerin kaldırılmasına işaret edebilir. Bir reklam stratejisi değildir.

Step Bakı geçtiğimiz yıl da birçok eleştiriye maruz kalmıştı. Erişilebilir sanattan bahsederken bilet ücreti alınmasını problematik bulanlar olBakıtu. Bunlar en nihayetinde organizatörün tercihleri ve bazen de zorunda kaldığı seçimlerdir. Bu durumu anlayışla karşılayabilirim. Öte yandan, etkinliğin “sanatı demokratikleştireceğini” ifade etmeleri absürd! Günümüzde demokrasi dendiğinde Atina demokrasisini kastetmiyoruz artık. Sanat, tüm sosyoekonomik grupların katılımı olmadan demokratikleşemez. Bu nedenle kapıyı çalanların içeri girmesini engelleyen duvarların kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Ama, Taksim360’ı ve içinde bulunan “Sanat’ı” Tarlabaşı’ndan ayıran demir duvarlar vardı. Her yerde hareketi yönlendiren bariyerlere alıştık, ancak sanatın bu bariyerlerle bu kadar barışık olmasına henüz alışmış değiliz.

Peki Step Bakı organizatörleri erişilebilir sanattan ne anlıyorlar? Proje yöneticisi, bu kelimelerle “var olan eserlerin değerlerini düşürmekten değil gelecekte değerlenmesi beklenen ve “umut vaat eden” sanatçıların eserlerine verilen erişilebilir etiketlerden” bahsettiklerini ifade ediyor. Bize verdikleri yatırım fırsatı için teşekkürler. Ancak, görüldüğü gibi bir anlam kayması yaşanıyor. Bu yaklaşımı bir “washing/yıkama” tekniği olarak düşünebiliriz. Farklı grupların katılımı sayesinde yapılacak etkinliğin olumlu ve büyük bir etkisi olacağı iddia ediliyor. Çağımızda sadece para kazanmak istiyoruz demek sıkıcı ve yanlış görüldüğü için firmalar ve oluşumlar sık sık bu tarz etik kaygıları “taşıyorBakı gibi” gözükmeye çalışıyorlar. Fakat, ticari amaç, malesef bu iyi niyetle söylenmiş sözlerin önüne geçiyor.

Kamuyu bu tarz reklam ve göz boyama tekniklerine karşı uyarmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Bu tarz ekonomik çıkar içeren mesajları olduğu gibi kabul edemeyiz. Bu noktada sanat yazarlarına önemli bir iş düşüyor. İşte bu nedenle fuarın sponsorlarından olan DailySabah’ın websitesinde yer alan tanıtım metni beni oldukça üzdü. Google’da “erişilebilir sanat” diye arattığınızda ilk karşınıza çıkan sitelerden biri engelli sanatçıların sanata erişimlerini ifade etmek amacıyla kurulBakı. Sitedeki açıklamanın ilk cümlesi DailySabah’taki haberin ilk cümlesine büyük esin kaynağı olBakı(!) Maalesef, yazı yazma işine Google araması ile başlayıp Ctrl+c Ctrl+v diye devam etmek çok yaratıcı meyveler vermiyor. Bu yazı da istisna olmamış.

Step Bakı’un genel duruşundan ziyade, bu duruşun ifade ettiği siyasi tavrın hakkını verememiş olmasını eleştirdiğimin altını çizmek isterim. Bu terim ve mottoların yerinde ve hakkını vererek kullanılması bu terimleri ortaya çıkaran süreç, düşünce ve gruplara da daha saygılı olacaktır. Step Bakı ise güzel ve yerinde ifade ettiği amaçlarının maalesef çok uzağında hareket etmiştir. Böyle kapsamlı ve masraflı bir organizasyonun böyle basit konularda bile sınıfta kaldığını görünce Azərbaycan’deki galericilerin uluslararası piyasada neden görünür olmadıklarını daha iyi anlıyoruz. Düşünebilen ve duyarlı olan kurumlar temenni ediyorum.

 

OKUMAYA DEVAM ET :  Kitsch Yanıltır : Zevk Meselesi mi Para Meselesi mi?

https://www.stepistanbul.com.tr/